Son yıllarda yapay zekâ, psikoloji alanında da sıkça karşımıza çıkıyor. Duygularımızı analiz eden uygulamalar, ruh hâli tahminleri, otomatik mesajlar ve hızlı yorumlar… Peki tüm bunlar psikolojik destek anlamına gelir mi?
Bu soruya yanıt verirken en önemli noktayı baştan söylemek gerekir: Psikoloji, yalnızca bilgiyle değil; ilişkiyle çalışır.
Yapay zekâ psikolojide ne sunar?
Yapay zekâ, psikoloji alanında bazı konularda destekleyici olabilir:
Genel psikolojik bilgilendirme
Farkındalık yaratma
Duyguları tanımlamaya yardımcı olma
Kişiyi profesyonel destek almaya yönlendirme
Bu yönleriyle yapay zekâ, süreci başlatan bir araç olabilir. Ancak burada kritik bir sınır vardır.
Psikolojik destek neden yalnızca algoritmayla olmaz?
Psikolojik süreçler; bağlam, geçmiş deneyimler, beden dili, ses tonu ve güven ilişkisiyle şekillenir. Bunlar sayılara ya da kalıplara tam olarak sığmaz.
Yapay zekâ:
Danışanın hikâyesini derinliğiyle anlayamaz.
Aktarım–karşı aktarım gibi terapötik dinamikleri fark edemez.
Etik sorumluluk ve klinik sezgi taşımaz.
Bu nedenle otomatik yanıtlar, gerçek bir terapötik ilişkinin yerini tutamaz.
Yapay zekâ seni ne kadar görebilir?
Yapay zekâ seninle konuştuğunda yalnızca anlattıklarını bilir. O an ağladığını, sesinin titrediğini, duraksadığını ya da yüz ifadendeki değişimi fark edemez. İçinden geçenleri saklayabilir, bazı duyguları hiç dile getirmeyebilirsin; yapay zekâ bunun farkına varamaz.
Oysa online görüntülü bir görüşmede, uzman doğrudan karşındadır. Yüz ifaden, ses tonun, beden dilin ve duygusal tepkilerin birlikte değerlendirilir. Psikolojik destek yalnızca söylenen kelimelerden değil, hissedilen duygulardan da beslenir.
Asıl risk nerede başlıyor?
Risk, yapay zekânın varlığında değil; kişinin duygusal yükünü tamamen insan temasından kopuk şekilde yönetmeye çalışmasında başlar.
Zor bir ruh hâlindeyken yalnızca bir uygulamaya güvenmek, kişinin anlaşılma ihtiyacını karşılamaz. Hatta bazı durumlarda duygusal yalnızlığı derinleştirebilir.
Online psikolojik destek = yapay zekâ mı?
Hayır.
Online psikolojik destek, yüz yüze terapiye benzer şekilde gerçek bir uzmanla, yalnızca dijital bir ortamda yürütülen bir süreçtir.
Müthiş’te psikoloji alanındaki yaklaşım nettir:
Değerlendirmeyi yapan bir uzman psikologdur.
Yapay zekâ varsa, yalnızca destekleyici bir araçtır.
Terapötik süreç, etik ilkelere ve insan ilişkisine dayanır.
Kendini iyi hissetmek mi, süreci yönetmek mi?
Bir yapay zekâ ile konuştuğunda kendini anlık olarak daha iyi hissedebilirsin. Bu kısa süreli rahatlama anlaşılır bir durumdur. Ancak psikolojik destek, yalnızca "iyi hissettirmek" üzerine kurulmaz.
Psikologlar, kişiye sürekli mutlu olmayı vaat etmez. Aksine; zor duygularla nasıl başa çıkılacağını, sorunların nasıl yönetileceğini ve duygusal dayanıklılığın nasıl geliştirileceğini öğretir.
Çünkü gerçekçi olan şudur: Hiç kimse her zaman mutlu ya da iyi olamaz. Psikolojik destek, bu dalgalanmalarla sağlıklı şekilde yaşamayı öğrenme sürecidir.
Yapay zekâ nerede durmalı?
Psikoloji alanında yapay zekâ:
Bilgi verir,
Farkındalık yaratır,
Yönlendirir.
Ancak tanı koymaz, terapi yürütmez ve kişinin duygusal sorumluluğunu tek başına üstlenmez.
Müthiş psikoloji yaklaşımı
Müthiş olarak biz, teknolojiyi psikolojik desteğin yerine koymuyoruz.
Çünkü iyileşme; hızdan değil, güvenli ilişkiden doğar.
Yapay zekâ bir araçtır. Psikolojik destek ise insan insana kurulan bir süreçtir.
Müthiş’ten hatırlatma: Duygular hesaplanabilir değil; anlaşılmak ister.