Sınırların Dışına Çıkıp Tehlikeli ve Psikolojik Olarak Derin Hasar Oluşturan Bir Deney – The Experiment

Ekran Resmi 2016-08-11 12.14.56Fim Zimbardo Deneyi’nden yola çıkıyor…

Philip Zimbardo 1971’de, iyi insanları kötü konumlara getirdiğimizde neler olacağını gözlemlemek için bir cezaevi simulasyonu hazırlıyor. İçsel özelliklerimiz, inançlarımız ya da tutumlarımızın zor durumlardan sıyrılmamızda ne derece etkili olduğunu araştırıyor. Böylece psikoloji literatürüne giren deneyi tasarlıyor.

Gerçekçilik adına, mahkum deneklere deney günü evlerine yapılan polis baskınıyla tutuklanıp standart prosedüre uyularak cezaevine yollatmıştır. Deney 6. günde sonlandırılmak zorunda kalır. Filme gelince… Kısaca yönetenler ve yönetilenler. Otorite ve biraz da Hitler faşizmi üzerine gizli açık pek çok göndermeler yapan bir film.

Pasif gardiyanların film boyunca yavaş yavaş değişime uğrayarak şiddet yanlısı otoriter kişiliklere dönüştüğü gösteriliyor. Sınırsız yetkinin, yanlış ellerde mantıklı insanları nasıl yoldan çıkarabildiği yada insanlara nasıl boyun eğdirebildiği vurgulanıyor. Silik , pasif gardiyan yavaş yavaş kalıbından çıkarak acımasız, ototriter bir lider haline geliyor. Hatta daha ileri gidip, diğer gardiyanları cezalandırarak sindiriyor. Peki diğer gardiyanlar niçin şiddet uyguluyor? Deneklere, otoriteye uyma ya da baskı sonucu oluşan korku psikolojisi mantığı hakim oluyor. İçgüdü mantığın önüne geçiyor. Belki de psikolojik rahatlık için, iç huzuruyla emirlere uyup şiddet uyguluyorlar.

Yönetmen, bu filmde tarihte de sürekli görülen; toplumların siyasi, etnik, kültürel, ekonomik ve dini olarak kutuplaştırldıklarında psikolojik olarak şiddete zemin hazırladıklarını ve hazır olduklarını net bir şekilde ortaya koyuyor. Farklı kişiliklere bürünerek aslında kişiliksizleştiğimizin ve bastırılmış egolarımızın boyutunu göz önüne koyuyor.

Yorumlar

PAYLAŞ