Okula Başlarken Ayrılık Kaygısı

ekran-resmi-2016-09-20-10-45-35Çocukların okula başladıkları dönemde, uyum problemleri ile karşılaşılabilmektedir. Okula gitmek istemeyebilir veya başlangıçta istekli olmalarına rağmen sonrasında isteksiz davranabilirler. Normale göre daha kaygılı ve aileye düşkün davranışları görülmektedir. Bu durumda çocuğun ayrılma kaygısı yaşıyor olabileceği akla gelmelidir. Her çocuk özeldir bu nedenle de farklı davranışları ve nedenleri bulunmaktadır.

Ayrılma kaygısı; çocuğun bağlanma türünden, geçmişte yaşadığı bir olaydan, ailenin çocuğu okula gönderirken sergilediği davranışlardan, okul ve ev değişikliğinden, travmatik bir yaşantıdan, çocuğun okula yüklediği anlamdan ve okul ortamının özelliklerinden kaynaklanabilir. Aileyle çocuk arasında patolojik bir bağlanma türünden ve güvenli bağlanmanın olmayışından-zarar görmüş olmasından bahsedilebilir. Zaman zaman belirtiler kaybolup tekrar ortaya çıkabilir.

Çocukta; okuldan kaçma veya okula gitmek istememe, aklının ailede kalması ve aileden ayrıldığında huzursuzluk duyma, aşırı ağlama, aşırı öfke, ayrılma konusunda direnç gösterme, karın ağrısı ve mide bulantısı, yeme ve uyku problemleri, vücudun bir bölümünde ağrı, alt ıslatma, nefes darlığı ve kalp çarpıntıları, derslerine ve ödevlerine karşı ilgisizlik, içe kapanma, korku, stres vs. gibi belirtiler görülebilir.

Temelinde güven ve sevgi açısından endişe bulunmaktadır. Çocuklar ailelerinden ayrıldıklarında; ihtiyaçlarının karşılanması, terk edilme, çevredekilerin ve ortamın yabancılığı, eve olan uzaklık, aileye istenildiğinde ulaşılamama düşüncesi, yetersizlik ve hata yapma korkusu konularında endişe yaşarlar. Bu nedenle çözüm olarak; çocukların endişe duyduğu konularda destekleyici davranışlar sergilenmenin gerektiğinden bahsedebiliriz.

Ne yapmalıyız?

  • Çocuğa açıklanan her söz kısa ve net ifadelerden oluşmalıdır. Anlamasını ve dikkatini sürdürmesini kolaylaştıracaktır.
  • “Her daim” çocuğun yanından ayrılırken kaçarak, gözükmeden gidilmemelidir. Bu çocuğun güvenini sarsan bir durumdur. Çocuğa yanından ayrılınacağı ve daha sonra tekrar yanına gelineceği anlatılmalıdır. Yanından gidilmesinin nedenleri ve ne kadar ayrı kalınacağı belirtilmelidir. Ayrı olunan süre içinde ihtiyaç duyulduğunda çocukla telefonda görüşülerek geri gelineceği tekrar söylenmelidir. Çocuğun ikna olması ve sakinliğini koruması açısından önemlidir.
  • Çocuğunuzu, genel anlamda okula başlamanın öncesinde; kuralları, sorumlulukları ve sınırları olan bir yaşam tarzına alıştırın. Çünkü yaşam; kuralları içerir ve bizlere sorumluluklar yükler. Çocuk hayatı gerçekliğiyle öğrenmeli ve sınırlılıkları, kuralları ve sorumlulukları olan bir yaşama sahip olduğumuzu bilmelidir. Fakat bu durum abartılarak, çocuğun kendi kararlarını kendisinin almasını engelleyecek duruma getirilmemelidir. Aksi halde özgüveni düşük, dış denetimli, otorite ihtiyacı duyan, karar verme becerisi ve kendine saygısı düşük bir karakter yapısı ortaya çıkacaktır. Sınırsız ve kuralsız bir çocuk olmasının engellenmesi yeterlidir. Aşırısı zararlıdır. Bu durumun okulla bağlantı olarak da lanse edilmesi uygun değildir; çünkü çocuğun kurallara uymasının ve sınırlarını bilmesinin gerekçesi okul değildir. Yaşamdır. Aksi halde zihninde, okul hakkında olumsuz bir imaj çizilecektir.
  • Sabırlı, kararlı ve tutarlı olunmalı ve başlangıçta sorunlarla karşılaşılma ihtimaline karşı hazırlıklı olunmalıdır.
  • Diğer çocuklarla karşılaştırılmamalıdır.
  • Okul ve öğretmenler, ceza aracı olarak kullanılmamalıdır.
  • Uyku ve beslenme düzenine dikkat edilmelidir.
  • Çocuğun okula başlayacağı fikri, ebeveyn tarafından da kabullenilmelidir. Okulla ilgili konulardaki olumsuzluklara çocuğun tanık olması engellenmeli  ve stresli davranışlar sergilenmemelidir; çünkü çocuk okulu anlamlandırma sürecinde ailenin davranışlarını gözlemlemektedir.
  • Çocuğun zihinsel hazırlığını sağlayabilmesi için, okula başlamadan önce durum hakkında bilgilendirilmesi gerekmektedir. Çocuk okula gideceğini, öncesinde bilmelidir ki buna göre zihinsel hazırlığını oluşturabilsin.
  • Okulu önceden görmesi çocuk için faydalı olacaktır. Öncesinde zihninde somut bir resim oluşturabilmesini ve buna bağlı olarak kaygısının azalmasını sağlayacaktır.
  • Okul için gerekli eşyaları alırken çocuğun eşlik etmesi sağlanmalıdır.
  • Bedensel ve duygusal açıdan da okula hazır olmalıdır. Yetersizlik duygusuna kapılacağı faktörler varsa üzerinde durulmalı ve desteklenmelidir.
  • Okul; ders ve ödevden ibaret olarak anlatılmamalı, sürekli olarak bu konulardan bahsedilmemelidir. Fakat bu bilgiler de göz ardı edilmemeli, çocuğa anlatılmalıdır. Yeni arkadaşlar edineceği, yeni şeyler öğreneceği, yaşıtlarının da kendisi gibi okula gittiği anlatılmalıdır.
  • Okul, her şeyiyle çok mükemmel ve güzel bir ortam gibi anlatılmamalıdır. Sevmediği ve rahatsız olduğu bir durumda güven kaygı, hayal kırıklığı ortaya çıkabilir.
  • Çocuğun okulla ilgili tutumu karşısında ebeveynler birbiriyle tutarlı davranışlar sergilemelidir. Anne okula alıştırmaya çalışırken baba “bugün gitmesin o zaman” vs gibi zıt düşünceler belirtmemelidir.
  • Çocuğa, okul başlangıç ve bitiş saatleri, kaç dersi olduğu ve okuldan alınacağı saatler söylenmelidir. Gerekirse sıkılmadan defalarca açıklanmalıdır.
  • Çocuğun sevildiğini ve onun yalnız bırakılmayacağını hissetmesi sağlanmalıdır.
  • Çocuk -başlangıçta- okul ortamında aileden ayrıldığı için huzursuzluk çıkardığında imkan varsa telefonla aileye ulaşılıp aileyle görüştürülmelidir. Telefonda; okul çıkışı dersler bittikten sonra kendisinin okuldan alınacağı belirtilmeli ve bu şekilde sakinleşmesi sağlanmalıdır. Bu davranış ile çocuk, ailesine istediği an ulaşabileceğini görerek kendini güvende hissedecek ve terk edilme kaygısında azalma olacaktır.
  • Çocuk olumsuz davranışlar sergilediğinde ebeveynler sakin ve rahat davranışlar sergilemeye devam etmelidir. Bu durum, çocuğun okula gitme düşüncesini normalleştirmesini sağlayacaktır.
  • Çocuk okuldan erken geldiğinde ve okula gitmek istemediğinde, kararlılıkla çocuk okula götürülmeli-gönderilmelidir.
  • Okul hakkında çok soru sormaktan kaçınılmalı bu sayede de çocuğun bunalması engellenmelidir.
  • Problemler yoğun yaşanıyorsa veya üstesinden gelinemiyorsa uzmandan destek alınmalıdır.

    İletişim: pdr.gamze34@gmail.com –
    0543 615 82 83 (10:00-20:00)

Yorumlar

PAYLAŞ
Psikolojik Danışman - Terapist- Kızılay/Ankara- 0543 615 82 83- İstanbul Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık bölümünden 2016 yılında mezun olmuştur. Öğrenci Koçluğu, Çözüm Odaklı Kısa Süreli Psikoterapi, Çocuklarla Bilişsel Davranışçı Terapi Uygulamaları, Travma Sonrası Psikolojik Danışmanlık, Beden Dili ve Etkili İletişim, İşaret Dili, Diksiyon, Girişimcilik, Çocuklarda İletişim ve Davranış Bozuklukları, Farklı Kişilik Özellikleri ve Farkındalık, Basic Ph ile Stres Yönetimi alanlarında eğitimlerini tamamlamıştır. Stres Yönetimi ve diğer psikolojik konularda seminerler vermektedir. Çalışmalarında; terapötik kartlardan ve meditasyonlardan faydalanmaktadır. Empati, Özgüven konularında grup çalışmaları yürütmektedir. Ankara Olgu Psikolojik Danışmanlık Merkezi'nde, Vali Muammer Güler Sosyal Bilimler Lisesi'nde, İBB Evliya Çelebi İlköğretim Okulu'nda deneyimlerini kazanmıştır. Toplumsal sorumluluk projelerinde ve gönüllü olarak derneklerde çalışmalar yürütmektedir. Bayrampaşa Arama Kurtarma Ekibinde ve görme engelli vatandaşlar için uygulanan "Sesli Kitap" projesinde yer almıştır. Bir Dilek Tut Derneği ve İyilikhane Yetimlerle Dayanışma Derneği gönüllüsüdür. Twitter: https://twitter.com/pdr_gamze İnstagram: https://www.instagram.com/psiko.dns.gamzeozdemir/ Blog: http://gamzeozdemir.blogspot.com.tr/