Çocuklarda Kaygı

 

Kaygı, endişe ve korku aslında hepimizin hayatında yer alır. Hatta bu duyguların hayatımızda az da olsa bulunması bizi sağlıklı kılar, ama kaygı bazen başa çıkılamaz boyutlara varabilir. Çocukluk döneminden itibaren başlayan kaygı ise katlanarak gelişir ve yetişkinlik döneminde çok daha farklı boyutlar kazanabilir, bu yüzden çocuklarda kaygı döneminin uygun bir şekilde kotarılması çok önemlidir.

Aslında geçici korku ve kaygılar çocukluk döneminin bir parçası olarak da görülebilir, ama bu kaygılar ailenin ve sosyal çevredeki diğer kişilerin dikkatini çekmeye başlıyorsa, çocuğun yaşam şeklinde değişikliklerin olmasına yol açıyorsa alarmların çalması gerekir. Korku ve kaygı çocuklarda farklı iki duygu şeklidir. Korku, kaynağı belli olan ve bir şeylere karşı gösterilen anlık tepkilerden kaygının profili farklıdır. Kaygı, tanımlanması uzun süren, kaynağı belirsiz olan, endişeleri yansıtan bir duygudur.

Çocuklarda Görülen Kaygı Çeşitlerinden Bazıları

Yaygın Kaygı Görülen Çocuklar:

Sürekli huzursuz, endişeli ve gergin olan bu çocukların kaygı duyması için birçok sebep vardır. Televizyonda gördükleri haberler, anne-baba kavgaları, anne-baba ve akraba sağlığı, ders notları, arkadaşlarının sağlığı gibi birçok sebepten ötürü kaygı duyabilirler. Yaşlarından çok daha büyük bir şekilde davranan bu çocuklar mükemmeliyetçi tavırlarıyla da dikkat çeker. Uykuda zorluk, dikkat dağınıklığı, sosyal ilişkilerde zorluk yaşama bu grubun belirtileri arasındadır.

Sosyal Kaygı:

Arkadaşlarıyla birlikte olduğunda, sosyal bir çevrede bulunduğunda, herkesin içinde ondan bir hareket yapması beklendiğinde yaşadığı kaygıdır. Bu çocuklar zaman zaman utangaç olarak adlandırılsa da aslında onlar başkaları tarafından olumsuz bir şekilde eleştirilmekten ve komik bulunmaktan dolayı kaygı duyarlar. Toplum içinde yemek yememe, tuvalete gitmekte sıkıntı çekme, sınıfta söz alamama bu kaygı grubu belirtilerindedir.

Ayrılık Kaygısı:

Öncelikle anne babasından ve diğer en yakın kişilerden ayrı kalma kaygısı taşır. Bir daha onları hiçbir zaman göremeyeceğini düşünen bu çocuklar, kısa süreli ayrılıklara dahi tahammül edemez. Annesinden ayrıldığı an onun başına kötü bir şey geleceğini düşünme, sırf aileden uzak kalmamak adına okula bile gitmek istememe ve bunun sonucunda öfke nöbetleri geçirme belirtileri arasındadır.

Travma Sonrası Kaygı:

Çocuğun yaşamış olduğu ciddi bir travma sonrasında ortaya çıkan kaygı türüdür. Kazalar, doğal afetler, ölüm, cinsel taciz, şiddet gibi olaylar sonucunda hissedilen bu kaygıyı çocuk bazen oyunlarına da katarak, olayın tekrar tekrar yaşandığı izlenimi verebilir.

 

Özgül Fobilerden Meydana Gelen Kaygı:

Bir nesne ya da duruma karşı duyulan yersiz ve aşırı kaygı şeklidir. Çocuklarda bu kaygı şekli genelde hayvanlarla özdeşleşir. Yükseklikten, karanlıktan, köpekten, böcekten, kediden, kuştan aşırı bir şekilde korkar ve bunun sonucunda beklenmedik tepkiler gösterir. Bir kereye mahsus olmayan bu kaygı şekli önlenmediği sürece yetişkinliğe kadar devam eder.

Anne Ve Babaya Düşen Roller

Her çocuk zaman zaman kaygı duyabilir, ancak bu rahatsız edici boyutlara geldiyse anne ve babanın mutlaka tutumunu değiştirmesi gerekir.

  • Kaygı duyan çocuğunuza, bunun saçma bir şey olduğunu söylemek yerine, onu anladığınızı gösterin.
  • Çocuğunuzun yapamadığı bir şeyler olduğu zamanlarda onu ufak ufak korktuğu şeye karşı hazırlayın.
  • Korkutma yöntemi ile disiplin vermeyin. ‘Yaramazlık yaparsan kalkar giderim!’ gibi sağlıksız bir cümle çocuğunuzun kaygı yaşamasına sebep olacaktır.
  • Kaygıyı azaltmak için onu mutlu edecek aktivitelere yönlendirin.
  • Kaygılarını küçümsemeyin.
  • Kaygısına ilgisiz kalmayın fakat bu kaygıyı evinizin odak noktası yapmayın.
  • Hayatınızda oluşan değişikliklere (boşanma, taşınma, kardeş doğumu vb.) çocuğunuzu önceden hazırlayın.

 

Yorumlar

PAYLAŞ