Bilinmeyen Yönleriyle Kleptomani

Son yıllarda oldukça sık duyduğumuz kleptomani sözcüğü hakkında ne kadar çok şey biliyoruz? Biz farkında olmasak da etrafımızda kleptomanlar var mı acaba? Toplum içinde bulunan kleptoman biri kolay bir şekilde diğerlerinden ayırt edilebilir mi? Bu sorulara yanıt verirken zorlanıyorsanız, gelin halk arasında bir nevi hırsızlık olarak adlandırılan kleptomani rahatsızlığını birlikte ele alalım.

Gün olmuyor ki dünyaca ünlü Hollywood yıldızlarının, şarkıcıların, büyük sanatçıların kleptoman olduğunu duymayalım. Hatta birçok sözlük sitesinde kleptomani hakkında araştırma yapacak olursanız, zenginlerin hırsızlık hastalığı olarak gösterildiğini görebilirsiniz. Peki, ama gerçekten de öyle mi? Kleptomani, gerçekten hırsızlık yapmak mıdır? Aslında bu soruya kocaman bir hayır yanıtını kolaylıkla verebiliriz. Hırsızlık, bir malı çalarken onun maddi kazancını düşünmekken, kleptomani maddi açıdan çok o mala ihtiyacı olmadan çalma dürtüsüne sahip olmaktır. Biraz daha derine indiğimiz zaman, farkı çok daha iyi bir şekilde anlatabileceğimizden eminiz.

Öncelikle, gelin kleptomani belirtileri nelerdir, bir göz atalım.

  • Hiçbir ihtiyacı olmasa dahi eşyaları, ürünleri çalmaya karşı aşırı bir istek içinde olma
  • Nedensiz ve güçlü bir dürtü
  • Hırsızlığa karşı önlenemeyen bir duygu yoğunluğu içinde bulunma
  • Çalma işlemi sırasında büyük bir zevk alma
  • Başı belaya girse dahi bu eylemi tekrar etmekten kendini alıkoyamama
  • Hırsızlık eylemi sonrasında kendini aşırı suçlu hissetme ve utanma

Gördüğünüz gibi, herhangi bir hırsızlık vakasında yukarıda belirttiğimiz durumlar yaşanmaz. Kleptomanide hissedilen dürtü o kadar güçlü bir dürtüdür ki, bu dürtünün gücü altında ezilen kişi kendini hırsızlık eylemine yönlendirir ve bu şekilde rahatlamanın yollarını arar. Yaptığı hırsızlık ile rahatlayan kişi eylemin ardından hemen kendini suçlu hissetmeye, kendinden nefret etmeye başlar ve böylece yine o dürtü meydana gelerek kleptomaniyi çağırır. BU bir kısır döngü olarak devam eder.

Kişi bu çalma dürtüsü bazen arkadaşları ile katıldığı bir partide, bazen açık bir markette, bazen de bir mağazada ortaya çıkar. Çaldığı eşyayı kullanmayan ama mutlaka evinde ya da özel bir noktada gizleyen kişi bazen bu eylemini en yakınıyla paylaşabilir. Bu dürtüden rahatsız olan kleptoman kişiler, eylemi devam ettirmemek için günler boyunca sokağa çıkmaktan kaçabilir, sosyal ilişkilerini kesmek isteyebilir, ama sonunda yine dürtüsüne yenilerek sahnelere döner.  Aslında halk arasında fazla sayıda kleptomani rahatsızlığı ile mücadele eden kişinin olmadığını sanmamızın sebebi, kleptomanların kendilerini açığa çıkarmamasından ve tedaviye yaklaşmamasından kaynaklanıyor. Kleptomanlar dürtülerinden ve aldıkları hazdan dolayı hiçbir zaman kendi başlarına tedaviye yönelmez. İlaç tedavisi ve davranışçı terapi yöntemleri, kleptomani rahatsızlığında kullanılsa az sayıda kişinin yardım istemesi, tedavilerin yararlılığını aza indirger.

Yorumlar

PAYLAŞ